Türkçe

 

 

Revizyonizme karşı açılan bayrak

Enver Hoca 16 Ekim 1908'de Cirokastra'da doğdu. Enver Hoca yabancı istilacılarca yağma edilen, kitle katliamları düzenlenen bir ülkede yaşamla tanıştı. Genç yaşlarda 1924 demokratik hareketine katıldı. Zogo diktatörlüğüne karşı mücadeleyi, eğitim için gittiği Fransa'da da sürdürdü. 1936'da Arnavutluk'a bir komünist olarak dönerek kendini bütünüyle halkın mücadelesine ve komünizim davasına adadı. 7 Nisan 1939'da faşist mücadelenin, halkın sömürü ve zulümden gerçek kurtuluşu ile taçlanması komünistlerin önderliğine bağlıydı. Enver Hoca bu perspektifle 1941'de faşist işgale karşı mücadele eden birbirinden bağımsız komünist grupların bir araya gelere Arnavutluk Komünist Partisi'ni (AKP) kurmalarına öncülük etti ve onun ilk Merkez Komitesi (MK) sekreteri oldu. 1943'te Nazi işgaline uğrayan ülkede, AKP ve Enver Hoca önderliğindeki Arnavutluk halkı savaşı kesintisiz sürdürdü ve 1945 yılında faşist işgalcileri ve Zogo'yu ülkeden kovdu. Halk demokrasisi devleti kuruldu.

Enver Hoca, Arnavutluk'ta sosyalizmi inşa etmek ve onu kendine yeten bir ülke haline getirebilmek için gerek emperyalist - revizyonist kuşatmaya gerekse de ülke içindeki sınıf düşmanına karşı uzlaşmaz bir mücadele yürüttü. Emperyalizmin gücünü stratejik olarak hiçbir zaman abartmadı. Onların baskı ve santajlarına boyun eğmedi, her zaman bükülmez bir bilek oldu.

Enver Hoca'nın dünya komünist ve devrimci hareketine en büyük katkısı, Stalin sonrası atağa kalkan modern revizyonist akıma karşı mücadele bayrağını açmasıdır. Yeni ve genç bir partinin genç bir önderi olmasına rağmen; hasımlarının özellikle de Sovyet revizyonistlerinin karşısında cesaretle dikildi. Titocu, Kruşçevci, Avro-komünist ve Çin revizyonizmine karş idelojik mücadelede, silahlarını ateşlemekte hiç tereddüt etmedi. O, revizyonizm ve emperyalizme ilişkin çözümlemeleriyle dünya devrim cephesine sürekli malzeme sağladı.

Bugün emperyalizmin ayaklarına kapanmış olan Arnavutluk'ta Enver Hoca'nın heykelleri yıkılmış, onun devrimci eseri gericilik tarafından yok edilmiştir. Ancak Sovyetler Birliği'nde modern revizyonistlerin yol açtığı geriye dönüş nasıl ki Lenin ve Stalin'in ML çizgilerini lekeleyememiş, tersine değerini artırmışsa, Arnavutluk'un emperyalizme teslim olması da Enver Hoca'nın çizgi ve pratiğini lekeleyemez, lekeleyemeyecektir.

 

Kapitalist emperyalizm 1917`de işçi sınıfı ve ezilen halkların iktidara el koyması ile Sovyet topraklarında ağır bir yenilgi almıştı. Marksizm, Lenin önderliğinde işçi sınıfına ve dünya halklarına umut olurken, tek tek ülkelerde işçiler örgütleniyor peşi sıra komünist partiler kuruluyor, genel grevler yürüyüşler düzenliyordu. Sömürgelerde `halklar` kurtuluş için mücadele ediyorlardı. Sovyetlerin `ezilen halkların` önüne koyduğu `kurtuluş` silahına sıkı sıkı sarılıyorlardı.

Yenilgiyi hazmedemeyen emperyalistler tarihin o güne kadar görmediği vahşilikte bir saldırganlığa geçtiler. Kaybettikleri mevzileri geri almak, yeni hammade kaynakları ve sömürü merkezleri elde etmek için `faşizmi`, askeri diktatorlükleri işçi sınıfı ve halkların üzerine sürdüler. Avrupa`nın pek çok ülkesinde `halkçı` söylemlerin ardında `milliyetçilik` adına ırkçı, faşist hareketler oluşturuluyordu. 1939`da Hitler adını kapitalizmin kara tarihine Polonya`yı işgal ettirerek yazdırma gayretinde, bütün emperyalistler tüm güçleri ile Stalin önderliğindeki `genç sosyalizm`e saldırıyorlardı.

Bir yandanda `sosyalizmi` hazmedemeyen, emperyalizmle işbirliği halinde bir karşı devrim, işçi sınıfı içerisinde palazlanmıştı. Ezilen halklar ve işçi sınıfı bunlarla da savaşmak zorundaydı, fakat Avrupa Almanya`sı ve Fransa`sının sözde `sosyalist` karşı devrimcileri, şoven sosyal demokratları, sovyetler içindeki `hainler` aynı `şarkı` ile tarihin en büyük kurtuluş hareketine karşı saldırıya geçtiler. II.Enternasyonel, devrimci işçi sınıfı hareketindeki bu `karşı hareketin` en belirgin en çarpıcı kanıtıydı. Nihayetinde, sovyetler `faşizmi` inine göndermiş, faşistleri kovalarken geçtikleri yerlerde de sosyalizm güneş gibi doğuyordu. Avrupa`da sosyalist ülkeler `Marksist-Leninist` partilerin önderliğinde işçi sınıfını iktidara taşıyordu. Arnavutluk böylesi bir atmosferde doğdu, gelişti kaybeden Avrupa işçi sınıfına `umut` oldu.

Aynı dönemler Latin Amerika, Afrika ve Asya`da `halk mücadeleleri` devrimci tarihimizde yerini alıyorlardı. Stalin`in ölümünden sonra, dünya devrimci hareketi Kruşçev`in ihaneti ile sekteye uğruyor, bir yandan Çin'de `savaşın`, ` çelişkinin` sınıfsal temelleri reddedilerek dünya `üçe` bölünüyordu. Modern revizyonizmde işte böyle bir atmosfer üzerine inşaa edildi, geliştirildi, emperyalizm tarafından hala kullaniliyor. Latin Amerika`dan, Asya`ya iktidar bu `revizyonist`lerin eline, burjuvaziyle ittifaklarla geçiyordu. Enver Hoca ve sosyalist Arnavutluk emperyalizme, Tito`cu revizyonizme, Kruşçev`ci hainliğe karşı savaşın 100 yıllık bir çınarı gibi `devrimci işçi hareketinin` pratiğinde yükseliyor. Avrupa, Asya ve Kruşçev SSCB`sinde `karşı devrim` `işçi sınıfı ve sosyalizm` adına kapitalizmi yeniden restore ederken, Arnavutluk ve Enver Hoca mücadeleleriyle dünya devrimci hareketinin `yakın tarihine` damga vurmuş, dersler çıkarılacak bir örnek teşkil etmektedir.

Karşı devrimin yoğun saldırıları başta Enver Hoca’nın AEP`si olmak üzere, Brezilya, Kolombiya gibi komünist partilerin önderliğinde püskürtülmeye çalışıldı. Enver Hoca, Kruşçev`in, Euro Komünistlerin, kısacası revizyonizmin yolunu izlemedi. Enver Hoca ve Arnavutluk işçi sınıfı Kruşçev`le tüm devrim cephelerinde açıktan savaştılar. Çin devriminin `üç dünyacı` etkileri içerisinde yalpalamadılar. Avrupa Birliği, ABD ve Rusya günümüz `emperyalistleriyle` bunların çelişkileri ve işbirlikleri ile onlar tüm güçleriyle savaştılar. Arnavutluk gibi `küçük bir `ülkenin `dev yürekli` başta Enver Hoca ve AEP`nin komünist işçilerinin, devrimci önderlerinin mücadelesinden örnek alınmalı, sosyalizmin `karşı devrim` eliyle nasıl burjuvaziye teslim edildiği belleklerimizden çıkarılmamalı.

Onlar ki, Marksizmin ve Leninizmin ilkelerini korudular, pratik olarak ileriye taşıdılar. Emperyalizme karşı Arnavutluk'ta kazanılan savaşı son nefeslerine kadar geri teslim etmediler ve revizyonizmle mücadeleleri her zaman örnek olmaya devam ediyor. Enver Hoca`nın ve Arnavutluk'un devrimden ve devrimin tasfiyesinden bu yana bu 100 yıllık tarih, aynı zamanda `karşı-devrimle` olan, revizyonizmle olan mücadelemizinde tarihidir. Bu aynı zamanda `modern revizyonizm`in de devrim karşısında gelişimininde tarihidir.

Bu `tarihsel süreç` `kendi tarihimiz` olarak, bugünün tarihi gibi sahip çıkılması gereken bir süreçtir.

 

 

 

 

 

 

another ...

Turkish Enver Hoca Website

 

 

 Enver Hoca

Buhar Arşiv